Yerli füze motorlarında tarihi başarı! Haluk Görgün: 200 milyon dolar Türkiye'de kaldı

Kale Jet Motorları tarafından üretilen KJ Serisi 1000'inci motor teslim edildi. Bu kapsamda düzenlenen "Kale Jet Motorları KJ Serisi 1000. Motor Üretim Töreni", Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) Nuri Demirağ Toplantı Salonu'nda gerçekleştirildi.

05 Kas 2026 - 21:30 YAYINLANMA
Yerli füze motorlarında tarihi başarı! Haluk Görgün: 200 milyon dolar Türkiye'de kaldı

Görgün, törendeki konuşmasında, Kale Jet Motorları'nın 1000'inci motorunu teslim etmenin gururunu yaşadıklarını belirterek, ilk motoru geliştirmenin büyük bir mühendislik başarısı olduğunu, onu aynı kaliteyle 1000 kez üretip teslim edebilmenin ise başlı başına bir sanayi başarısı niteliği taşıdığını ifade etti.

Salonda bu başarının her aşamasında sorumluluk almış insanların bulunduğunu ve emeğin değerini hatırlamaya, hatırlatmaya, yüceltmeye ihtiyaç duyulan günlerden geçildiğini dile getiren Görgün, yöneticisinden mühendisine, teknisyeninden işçisine kadar emeği olan herkesi kutladı.

İnsanın bazen yaptığı işin ve gösterdiği gayretin zaman içinde nerelere ulaşacağını bilemediğine işaret eden Görgün, "Bir katkının ilk anda sınırlı görünmesi, zaman içindeki etkisinin de sınırlı kalacağı anlamına gelmiyor. Bir mühendisin fikri, bir teknisyenin tezgah başındaki emeği, yıllar sonra bir ülkenin geleceğini değiştiren gelişmelerin başlangıcı olabiliyor. İnsan, cüzi iradesiyle karar verir, çalışır, sorumluluk alır. Külli iradenin sebeplerle kuşattığı bu hayatta, samimi bir gayretin, tüm öngörüleri aşan hayırlı sonuçlara vesile olabileceğine inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Mayıs 2004'te alınan kararın bugün ulaştığı sonuçlara değinen Görgün, o dönem Başbakanlık vazifesini yürüten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığındaki Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısında büyük dış alım ihalelerinin iptal edildiğini, yerli geliştirme ve üretimi esas alan bir yol seçildiğini hatırlattı.

Dışarıya bağımlılığın çok yüksek olduğu bir dönemde kendi mühendisine güvenerek böyle bir karar almanın büyük bir cesaret olduğunu vurgulayan Görgün, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın o gün millete bir söz verdiğini, bu alanda çalışan herkese ağır bir sorumluluk yüklediğini, ardından projeleri tek tek takip ederek kaynak sağlanmasına öncülük ettiğini ve siyasi desteğini sürdürdüğünü anlattı.

Görgün, o kararlılığın binlerce insanın emeğiyle birleştiğini, yıllar isteyen projelerin birer birer gün yüzüne çıkarak seri üretime geçtiğini, teslim edilen bininci motorun da o iradenin ve sürekliliğin somut sonuçlarından biri olduğunu ifade etti.

O gün atılan adımların değerinin dünyanın bugünkü haline bakınca daha iyi anlaşıldığını belirten Görgün, çatışmaların kolayca başlayıp hızla yayıldığına, barış için sorumluluk alan ülkelerin sayısının ise sınırlı kaldığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"Böyle bir dünyada adaleti ve barışı savunmak, gerektiğinde onu koruyacak güce sahip olmayı da gerektiriyor. Pascal’ın dediği gibi 'Güçsüz adalet aciz, adaletsiz güç zalimdir.' Biz de savunma sanayiinde, ülkemizi güven içinde yaşatmak, adalet ve barış vaadimizin arkasında durabilmek için çalışıyoruz. Bunu yaparken başkalarının kararlarına bağımlı kalmanın bedelini geçmişte çok ağır ödedik. Kıbrıs Barış Harekatı sonrasındaki ambargoları, terörle mücadelemizde önümüze çıkarılan engelleri unutmadık. Savunma sanayiinde dışa bağımlılık, ulusal güvenlikte başkalarının insafına mahkum olmak demek. Yerlilik oranımızı bu yüzden vurguluyoruz. Çeyrek asra yaklaşan sürede yerlilik oranında yüzde 20’lerden yüzde 80’lerin üzerine geldik. Kritik sistem ve alt sistemlerde tam bağımsızlığa ulaşmak için çalışıyoruz. Hedefimiz, bir başkasının kararıyla üretimi durmayan, güvenliğinden taviz vermeyen, yaptırım geçirmez bir Türkiye."

"SOM, ATMACA, ÇAKIR VE KARA ATMACA’YA KENDİ MOTORLARIMIZLA GÜÇ VEREBİLİYORUZ"

Kale'nin 1000'inci motorunu tam da bu yüzden önemsediklerini dile getiren Görgün, geçmişte füzeleri kendi mühendislerinin geliştirdiğini, ancak onları uçuracak motorların dışarıdan alınmak zorunda kalındığını söyledi.

Meselenin motorun parasını ödemekle çözülmediğini, teslimatların geciktiğini, izin süreçlerinin uzadığını, ambargo ve kısıtlamaların üretim takvimini etkilediğini dile getiren Görgün, füze kendilerinin olsa da üretimin devamının başkasından gelecek motora bağlı olduğunu anımsattı. Görgün, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Sipariş ettiğimiz motorların sayısı ve teslimat takvimi, üretim ve envanter planlarımız hakkında dışarıya fikir verebiliyordu. Kendi geliştirdiğimiz füzeyi dost bir ülkeye ihraç etmek istediğimizde de motoru aldığımız ülkenin kısıtlamalarıyla karşılaşabiliyorduk. Kendi silahımızı üretirken de satarken de başka bir ülkenin vereceği kararı beklemek zorunda kalıyorduk. Bugün SOM, ATMACA, ÇAKIR ve KARA ATMACA’ya kendi motorlarımızla güç verebiliyoruz. Kale'nin kazandırdığı bu kabiliyet sayesinde, hem üretimimizin devamlılığı hem de füzelerimizin ihracatı üzerindeki önemli bir bağımlılığı ortadan kaldırdık."

SAVUNMA SANAYİİ EKOSİSTEMİNİN İŞBİRLİĞİ

Bu noktaya füzeyi geliştiren ekip ile motoru tasarlayan ekibin birlikte çalışmasıyla gelindiğini anlatan Görgün, malzemeyi sağlayan tedarikçinin, parçayı işleyen teknisyenin ve testleri yürüten ekiplerin aynı hedefin etrafında buluştuğunu belirtti.

Görgün, Savunma Sanayii Başkanlığının koordinasyonunda Kale, ROKETSAN, TÜBİTAK SAGE ve tedarikçilerin kurduğu bu birlikteliğe, Silahlı Kuvvetlerin sahadaki tecrübesinin yön verdiğini kaydetti.

Ekosistem denilen yapının böyle anlam kazandığını, herkesin kendi işini iyi yapacağını, birbirini tamamlayacağını ve birlikte sonuç üreteceğini ifade eden Görgün, tek bir parçanın eksikliğinin bile bütün bir sistemin teslimatını geciktirebileceğini, ihtiyaç duyulan sayıda motoru ihtiyaç duyulan zamanda üretebilmek için bu bütünlüğün korunması gerektiğini vurguladı.

Görgün, bugün küresel arenada yarışanların yalnızca şirketler değil, birlikte sonuç üretebilen ekosistemler olduğuna işaret ederek, üretim büyüdükçe bu ekosistemin tamamının geliştiğini belirtti. Haluk Görgün, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu projede 200 milyon dolarlık bir kaynağın ülkemizde kalmasını sağladık. Seri üretimlerin arttığı, çevik yaklaşımların çok hızlı bir şekilde sahada kendine yer bulması gerektiği ve bunların karşılığını sahada kendini ispatladıkça, sistemlerimizin dost ve müttefik ülkelerin kullanım etkileri ile birlikte, ekonomik etkilerin ve katkıların ülkemize çok daha fazla olacağını açık bir şekilde görüyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın riyasetinde hep birlikte ortaya konulan emekle "yapamayız" devrini adım adım sona erdirdiklerini, üretilen her platformla, sistemle ve alt sistemle o düşünceyi geride bıraktıklarını vurgulayan Görgün, Kale'nin de bu değişime öncülük edenlerden biri olduğunu ve "yapamayız" diyenlere 1000 motorla cevap verdiğini ifade etti.

Bu birikimle yeni motorlar geliştireceklerini, üretimi büyüteceklerini ve gençlerin bu başarıyı sürdürmesini sağlayacaklarını belirten Görgün, rekabetçi piyasa koşullarında en iyisini yaparak kazanılan bu özgüveni gelecek projelere de hep beraber taşıyacaklarını kaydetti.

Görgün, konuşmasının sonunda Kale Grubu'na, Savunma Sanayii Başkanlığındaki çalışma arkadaşlarına, proje ortaklarına, tedarikçilere ve Silahlı Kuvvetlere teşekkür ederek, 1000'inci motorun ülkeye, Silahlı Kuvvetlere ve Kale ailesine hayırlı olmasını diledi.

4 YENİ MOTOR PROJESİ YOLDA

Kale Grubu Başkan Vekili Osman Okyay da törende yaptığı konuşmada, hedeflerinin daha üstün nitelikli motorlar geliştirmek ve seri imalata alınan ürünlerin ihracatını artırmak olduğunu belirtti.

Ürün geliştirme tarafında eş zamanlı yürütülen 4 yeni projeleri olduğunu ve bu projeleri tamamlamak için yoğun bir mesai harcadıklarını aktaran Okyay, jet motorları alanının mekanik sektöründe çok özel ve stratejik bir konuma sahip olduğunu vurguladı. Bu alandaki bilgi birikiminin kısıtlı olduğuna işaret eden Okyay, mühendislik çözümlerini tamamen kendi imkanlarıyla ürettiklerini bildirdi.

Tören hediye takdimi ve fotoğraf çekimi ile sona erdi.

Kaynak :
milliyet.com.tr

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: