Bilal Erdoğan: Dünyanın sosyal bilimler mükemmeliyet merkezlerinden bir tanesi olmak istiyoruz

Başakşehir'deki İHÜ Külliyesi'nde düzenlenen programda konuşan Bilal Erdoğan, 2015'te yola çıkan üniversitenin 2017'de ilk öğrencilerini kabul ettiğini ve kısa sürede önemli bir gelişim kaydettiğini söyledi.

02 Ağu 2026 - 00:10 YAYINLANMA
Bilal Erdoğan: Dünyanın sosyal bilimler mükemmeliyet merkezlerinden bir tanesi olmak istiyoruz

Erdoğan, üniversitenin dünyanın sosyal bilimler alanındaki mükemmeliyet ve araştırma merkezlerinden biri olmayı hedeflediğini dile getirdi.

Dünyanın çalkantılı, öngörülemezliklerin yüksek olduğu çatışmalı bir dönemden geçtiğini belirten Erdoğan, insanlığa yeni açılımlar sunabilecek, toplumların yaşadığı bunalım ve sorunlara çözüm üretebilecek lider düşünürlere ve fikir insanlarına ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Yeni nesilleri çok daha farklı bir nosyonla yetiştirecek akademisyenlere ihtiyaç olduğunu söyleyen Erdoğan, yazdığı kitap, makale ve konuşmalarıyla gençleri yeniden ilham sahibi yapabilecek düzeyde hakimiyeti olan fikir sahibi insanlara ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

Erdoğan, insanlığın kapitalizm ve endüstri devriminin getirdiği sosyal yapılanmalarla şekillendiğini, teknolojiye hükmedenlerin insanlığı yönlendirdiği, yönettiği ve şekillendirdiği yeni bir döneme girildiğini belirterek, "Tekno-feodalist dönemde bu teknolojiyi yapan insanların insanlıkla ilgili beklentileri nedir diye sorguladığımız zaman hepsinin kendine göre dünyanın geleceğiyle ilgili fantezileri olduğunu görüyoruz. Ama bunların insanlığın daha huzur içinde, adalet içinde yaşaması, birbirine daha merhametli davranan insanlardan oluşan bir dünyanın hedeflenmesiyle ilişkili olmadığını maalesef yaşayarak görüyoruz. Onun için 21. yüzyıl dünyasına, bizi bekleyen dünyaya bir umut vadedecek fikir insanlarına, mefkure sahibi insanlara ihtiyacımız var." dedi.

Fikri bağımsızlıktan kastının, içine kapanmak olmadığını, öğrencilerin kendi geleneklerinin yanı sıra Batı, Doğu ve dünyanın farklı kültür tarihinden gelen birikimlerden de beslenmeleri gerektiğini dile getiren Erdoğan, geçmişten gelen müktesebata ve bugünün dünyasının literatürlerine hakim olarak 21. yüzyıla yön verecek fikir önderlerinin yetişmesini hedeflediklerini söyledi.

"TARİHTE, YAZDIKLARI YÜZLERCE YIL İNSANLIĞI ETKİLEMİŞ İNSANLAR DEVİRLERİNİN EN PARLAK BEYİNLERİYDİ"

Bilal Erdoğan, "Bizim cevap aradığımız sorular böyle kutlu sorular. Böyle insanlığın kaderini ilgilendiren, insanlığın geleceğini daha iyi yerlere götürmeye çalışan sorular. Bu sorulara birlikte cevap aradığımız öğrencilerimizin çok parlak olmasını istiyoruz. Çünkü tarihte, dünyanın meseleleriyle, toplumun meseleleriyle ilgili kalem oynatmış, yazdıkları yüzlerce yıl insanlığı etkilemiş insanlar devirlerinin en parlak beyinleriydi, en parlak zekalarıydı." diye konuştu.

Bugün dünyanın meselelerini düşünen insanların, yine bu devrin en parlak zekaları olmasını istediklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Herkesin 'Eğer puanım yüksekse sayısalcı olmalıyım, sayısalcı olursam mühendis olmalıyım, doktor olmalıyım' diye yönlendirildiği bir devirde biz en iyilerin mühendis, doktor olmasından ziyade sosyal bilimci olmasını başarmak için TercihFest'i yapıyoruz. TercihFest, İbn Haldun Üniversitesi en yüksek puanlı öğrencileri alsın diye yapılmıyor. Biz en doğru öğrencileri bulmak istiyoruz. Ama buraya gelen öğrencilerin sosyal bilimler kariyerlerini tercih etmesini sağlamaya çalışırken, sosyal bilimler kariyerlerini de sadece basit birer meslek aracı olarak görmenizi değil, dünyanın meselelerini çözmek için iddialı hedeflere yelken açtığınız birer araç olarak görmenizi istiyoruz. Dolayısıyla ümit ediyorum bizi en iyi anlayanlarınız bizi tercih edersiniz."

"GEREKLİ BİRİKİMİMİZ, İNSAN KAYNAĞIMIZ, FİZİKİ, TEKNOLOJİK ALTYAPIMIZ MEVCUT"

Bilal Erdoğan, üniversitelerin kısa vadeli değil, nesiller ve yüzyıllar boyunca etkisini sürdüren evrensel kurumlar olduğunu, bu uzun soluklu yolculukta kendileriyle birlikte ilerleyecek en başarılı, parlak ve iddialı öğrencileri üniversitelerinde görmek istediklerini söyledi.

Lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden çift anadal, yandal yapmalarının beklenildiğini, bunun yanında iki yabancı dil bilinmesini de istediklerini anlatan Erdoğan, "Ama daha lisans düzeyinde hocalarınızla ortak makale yazmanızı, projelerde birlikte çalışmanızı istiyoruz. Bütünleşik yüksek lisans yapmanızı istiyoruz. Burada edindiğiniz birikimle dünyanın en iyi üniversitelerinde doktora yapıp sonra aramıza bir akademisyen olarak geri katılmanızı istiyoruz. Bunları başarmanız için gerekli birikimimiz, gerekli insan kaynağımız, gerekli fiziki, teknolojik altyapımız mevcut." dedi.

Erdoğan, öğrencilere her türlü desteği vermek için yanlarında olduklarını, mütevelli heyetiyle birlikte Türkiye'deki diğer vakıf üniversitelerinden farklı bir vakıf anlayışıyla üniversiteyi yönettiklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

"Üniversitemizin öğrenci ücretleriyle değil, eğitim dışı yatırımlarıyla ayakta durmasını hedefleyen bir vakıf anlayışıyla yola çıktık. Çok iyi noktalara geldik, daha da iyi noktalara geleceğiz. Nasıl bugün 400 yıllık Harvard Üniversitesi 55 milyar doları aşan geliriyle üniversitesini destekliyor, besliyor, öğrencilerden aldığı ücretle yıllık giderlerinin yüzde 6'sını, 7'sini sadece karşılıyor, biz de Harvard Üniversitesi gibiyiz diyebiliriz. Dolayısıyla burası Türkiye'nin gerçek vakıf üniversitesi. Burası Türkiye'nin en iddialı gerçekten sosyal bilimler mükemmeliyet merkezi. Dünyanın da bu alanda göreceksiniz çok kısa zamanda tanınan, bilinen, parmakla gösterilen bir üniversitesi olarak ortaya çıkacağız. Şimdiden bunun sinyallerini alabiliyoruz. Onun için arkadaşlar biz iddialıyız. Eğer sizler de iddialıysanız, bu yolculukta bizimle beraber yürümeye hazırsanız, sizleri aramızda görmek istiyoruz. Biz de yolun her aşamasında sizlere omuz vereceğiz, destek olacağız."

REKTÖR ARKAN YAPAY ZEKAYA DİKKAT ÇEKTİ

İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan da üniversite adaylarının zorlu bir süreçten geçerek başarı gösterdiğini dile getirerek, dünyanın belirsizliklerle dolu bir dönem yaşadığını ve bu süreçte dijitalleşme ile yapay zekanın önemli etkenler arasında yer aldığını söyledi.

Yapay zekanın, bilginin tek belirleyici olmadığı yeni bir eğitim sistemine geçişi beraberinde getirdiğini, lise ve yükseköğretim sistemlerinin dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Arkan, "Biz bunu aşabilmek için ne yapıyoruz? Bir kere dünyanın hem siyasal hem uluslararası ilişkiler hem de yükseköğretim anlamında geçirmiş olduğu bu dönüşümü, değişimi yakından takip ediyoruz ve şu soruya cevap arıyoruz, biz öğrencilerimize ne verelim ki dünya değişirse değişsin, onlar hala ayakta kalabilsin ve hala ülkemize, ailelerine ve dünyaya hizmet edebilsinler. Daha iyi bir dünyayı mümkün hale getirsinler." diye konuştu.

Arkan, yapay zeka çağında en önemli unsurun beceri ve yetkinlikler olduğunu, öğrencilerin kendilerini bu yönde geliştirmeleri halinde hayatları boyunca başarılı ve faydalı bireyler olabileceklerini vurguladı, üniversitenin bu kapsamda yaptığı çalışmalar ve kulüplere ilişkin bilgi verdi.

Kaynak :
milliyet.com.tr

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: