Bakan Gürlek: Terörsüz Türkiye şafağı ülkemizin üzerine doğmaya başladı

Bakan Gürlek, Iğdır Valiliği ziyareti öncesinde yaptığı konuşmada, Iğdır'ın Türkiye'nin Nahçıvan'a, Azerbaycan'a, Kafkasya'ya ve Türk dünyasına açılan en önemli kapılarından biri olduğunu söyledi. Dilucu Sınır Kapısı, Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu Hattı ve Zengezur Koridoru ile birlikte kentin ticari, lojistik ve jeopolitik öneminin gelecek dönemde daha da artacağını bildiren Gürlek, "Türkiye, bölgesinin en güvenli ve en huzurlu ülkesi olması Iğdır'ımızın da cazibesini her geçen gün daha artırmasına, Kafkasya'dan Orta Asya'ya adeta insanların gönül coğrafyasını barış ve kardeşlik buluşma noktası haline gelmesini sağlamıştır." ifadelerini kullandı.

07 Ağu 2026 - 12:50 YAYINLANMA
Bakan Gürlek: Terörsüz Türkiye şafağı ülkemizin üzerine doğmaya başladı

Gürlek, Iğdır'daki adalet hizmetlerinin hem fiziki hem de beşeri kapasitesini güçlendirdiklerini ve inşaatı devam eden yeni Iğdır Adalet Sarayı'nın tamamlanmasıyla mahkemelerin, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ve adli hizmet binalarının modern ve işlevsel bir hizmet alanına kavuşacağını belirtti.

"Terörsüz Türkiye" sürecine değinen Gürlek, şunları dile getirdi: "Yüzyılımızın en önemli devlet aklı ile inşa edilen adımlarından birisi olan Milli Birlik ve Kardeşlik başlığı altında Terörsüz Türkiye sürecini tamamlamak üzereyiz. Iğdır halkı terör belasından ciddi mağduriyetler yaşadı. Bölge insanımızın 40 yılı aşkın kanayan yarısı, devletimizin gelişmesi, kalkınması ve huzur ortamının en büyük tehdidi olan terör belasından inşallah kurtulma arifesindeyiz. İnşallah kısa zaman içerisinde siyasetin tüm kesimlerince sahiplenilmiş, milletimizin tüm kimlikleri ile kucaklanmış bu proje teorik safhasından fiili duruma doğru bitiş noktasına yaklaşmıştır.

Cumhur İttifakı'mızın değerli liderlerinden Sayın Devlet Bahçeli'nin bu sürece olan katkıları, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın icra makamındaki kararlı duruşu ve Gazi Meclisimizin başkanlığında siyasi partilerimizin samimiyetiyle Terörsüz Türkiye şafağı ülkemizin üzerine doğmaya başlamıştır. Allah'ın izniyle, milletimizin şuurlu duruşu ile bu defter kapanacak ve ülkemiz için bembeyaz bir sayfa açılacaktır. Ülkemiz tüm enerjisini ekonomik ve kalkınma ile bölgesel huzur, güven ve refah noktasında hak ettiği konuma erişecektir. Tüm provokasyonlara, tüm iç ve dış nifak merkezlerine karşı, doğusu, batısı, Kürt'ü, Türk'ü el ele gönül gönüle verdiniz ve bu güzel vatanın ufkunu güzel yarınlara açtınız. Sizleri bu sebeple gönülden kutluyorum."

"BUGÜNÜN SUÇ ÖRGÜTLERİ YALNIZCA SOKAKTA FAALİYET GÖSTERMİYOR"

Gürlek, Türkiye'nin genel tehditlerinin ortadan kalkmasında önemli mesafe katettikleri gibi bölgesel ve lokal tehditler ile de el ele, devlet ve millet işbirliğiyle ortak bir mücadele sergileyeceklerine dikkati çekti.

Iğdır'ın üç bölgeye sınırı bulunan özel konumunun devletin güvenlik ve adalet hizmetlerini sunan birimlerine ayrıca önemli sorumluluklar yüklediğine değinen Gürlek, "Uyuşturucu ticareti, göçmen kaçakçılığı, insan ticareti, silah kaçakçılığı, suç gelirlerinin aklanması ve organize suç yapılanmalarıyla mücadele yalnızca bir asayiş meselesi değil, milli güvenliğimizin ve hukuk düzenimizin korunması meselesidir. Bugünün suç örgütleri yalnızca sokakta faaliyet göstermiyor. Dijital platformları, kripto varlıkları, paravan şirketleri, yasa dışı ödeme sistemlerini, uluslararası finans ağlarını kullanıyorlar. Hepsinin farkındayız ve bakanlığımız ile birlikte kurumlarla gelişen teknolojik kaynakları en verimli şekilde kullanıp bu suç yapılanmalarına müsaade etmeyeceğiz. Biz artık suç örgütleri ve illegal yapılanmaların bir adım önündeyiz. Hiçbir yere kaçamazlar. İşledikleri suçları yanlarına bırakmayacağız. Çünkü bu konuda devletimiz kararlı ve güçlüdür. Her suçlu Türk adaletinin acı tadını alacaktır." diye konuştu.

Geçen hafta 12. Yargı Paketi'nin Resmi Gazete'de yayımlandığını hatırlatan Gürlek, huzur ve güvenlik için yeni bir sayfa daha açıldığını belirtti.

Bakanlık olarak yaptıkları çalışmalardan bahseden Gürlek, şöyle devam etti: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ilgili bütün kurumlarımızla güçlü koordinasyon ve eş güdüm içerisinde kara para aklama, yasa dışı bahis, kumar, sokak çeteleri, tefeciler, uyuşturucu ticareti, organize suçlarla mücadele, sosyal medya terörü, milli ve dini değerlere olan mesnetsiz saldırılarla tavizsiz biçimde hukuki mücadelemizi sürdürüyoruz. Suç ve suçlu ile mücadele tavizsiz manifestomuzdur. Toplumun temel taşı olan aileleri parçalayan, gençlerimizin geleceğini çalan, organize suç yapılarını finanse eden ve toplumumuzun huzurunu hedef alan çok yönlü bir güvenlik tehdididir. Son dönemde Cumhuriyet başsavcılıklarımızın koordinasyonunda gerçekleştirilen kapsamlı operasyonlarla uyuşturucunun üretim, sevk, satış ve finansman zincirinin bütün halkalarına devletin demir yumruğu ile müdahale ediyoruz. Uyuşturucuyu üreten, taşıyan, satan, finanse eden ve gençlerimizi bu bataklığa sürüklemeye çalışan kim olursa olsun; torbacısından baronuna kadar herkes hukuk önünde hesap verecektir.

Aynı kararlılığı yasa dışı bahis ve sanal kumarla mücadelede de sürdürüyoruz. Yasa dışı bahis artık yalnızca bir kumar meselesi değildir. Bu sistem suç gelirlerinin aklanmasına, vatandaşlarımızın dolandırılmasına, ailelerin ekonomik olarak çökertilmesine, organize suç örgütlerinin finansmanına hizmet eden büyük bir suç ekonomisine dönüşmüştür. Banka hesapları, ödeme kuruluşları, kripto varlıklar ve dijital ağlar üzerinden yürütülen bu suç düzeninin yalnızca görünen yüzüne değil, mali altyapısına da müdahale ediyoruz. Yakın zamanda ifade ettiğimiz gibi 'Gençlerimizin emeğini, ailelerimizin huzurunu ve milletimizin geleceğini hedef alan yasa dışı bahis ve sanal kumar düzenine asla geçit vermeyeceğiz.' Yeni nesil suç örgütünün adı, kullandığı yöntem veya arkasındaki güç ne olursa olsun milletimizin huzuruna kasteden bu yapıları hukuk içerisinde etkisiz hale getirmekte kararlıyız. Suçtan elde edilen kazancın izini sürecek, suç örgütlerinin mali kaynaklarını kurutacak ve kamu düzenimizi tehdit eden yapılara devletimizin gücünü en kararlı biçimde göstereceğiz."

"HİÇBİR CİNAYET UNUTULMAYACAK, HİÇBİR DELİL GÖZ ARDI EDİLMEYECEKTİR"

Gürlek, göreve geldikleri günden itibaren üzerinde hassasiyetle durdukları en önemli alanlardan birinin faili meçhul suçların ve yıllardır aydınlatılmayı bekleyen dosyaların yeniden ele alınması olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Ülke genelinde gerçekleştirdiğimiz taramalar sonucunda yüzlerce dosya yeniden mercek altına alınmış, kurumsal kapasitemiz en üst seviyeye çıkarılmıştır. Son dönemde çok sayıda faili meçhul cinayet, günümüzün teknolojik ve kriminal imkanlarından yararlanılarak aydınlatılmıştır. DNA eşleştirmeleri, HTS ve daraltılmış baz analizleri, kamera görüntüleri, dijital materyaller, mali hareketler, yeniden alınan tanık beyanları ve ileri kriminal incelemeler sayesinde, yıllarca karanlıkta kalmış dosyalarda maddi gerçeğe ulaşıyoruz. Bizim bu konudaki irademiz nettir. Ortada bir cinayet varsa devlet, bu cinayeti aydınlatmak için tüm imkanlarını seferber etmek zorundadır. Zamanın geçmiş olması faillere güvence sağlamaz. Hiçbir cinayet unutulmayacak, hiçbir delil göz ardı edilmeyecek, hiçbir fail geçen zamana güvenerek adaletten kaçamayacaktır. Kayıp vatandaşlarımızın, faili meçhul cinayetlerin ve yıllarca kapanmamış acıların üzerindeki sis perdesini kaldırmakta kararlıyız. Bizim derdimiz bu işlerden siyasi bir kazanım ya da medyatik reyting sağlamak değil, bizim derdimiz kimsesizlerin kimsesi olmak, devletin vatanımızın her neresinde olursa olsun bir mazlumun acısına merhem olup, içinde yanan adalet arayışı ateşini söndürmektir. İşte Hz. Ömer'in 'Fırat'ın kenarında bir kuzuyu kurt kapsa bunun sorumlusu benim' dediği anlayışla, Van Gölü'nün kenarında, Tunceli’nin barajında kuzu kadar masum kızlarımızı katleden sırtlan ruhlardan hesap sormak, ülkemizin neresi olursa olsun adalet arayışındaki tüm yurttaşlarımızın hakkını aramak Türk devletinin asli görevidir. Ucu nereye giderse gitsin, maddi gerçeğin üzerinin örtülmesine müsaade etmeyeceğiz."

Yaz sezonunda ormanların, tarım alanlarının, meraların, doğal varlıkların yangın riskine karşı büyük bir hassasiyet taşıdığını anlatan Gürlek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Yeşil vatana yönelik her saldırı milletimizin ortak varlığına, milli servetine ve gelecek nesillerin hakkına yönelmiş bir ihanettir. Kasten orman yakanların, ihmali veya sorumsuz davranışlarıyla yangına sebebiyet verenlerin, sabotaj girişinde bulunanların, bu felaketlerden çıkar sağlamaya çalışanların üzerine hukuk içerisinde kararlılıkla gidilecektir. Cumhuriyet başsavcılıklarımızca yürütülen soruşturmalar titizlikle takip edilecek, kamera kayıtlarından iletişim verilerine, kriminal bulgulardan saha incelemelerine kadar bütün deliller süratle toplanacaktır. Hiç kimse, milletimizin ciğerlerini yakmanın cezasız kalacağını düşünmesin. Yeşil Vatan’a kastedenlere, işledikleri suçun bedelini hukuk devletinin bütün imkanlarını kullanarak ödeteceğiz. Bütün doğal zenginliklerimizi korumak devletimizin de milletimizin de ortak sorumluluğudur."

Gürlek, Iğdır'ın huzuru, güvenliği ve kalkınması için valilik, adli teşkilat, yerel yönetimler, üniversite, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla güçlü bir koordinasyon içerisinde çalışmaya devam edeceklerini bildirdi. Bakan Gürlek, konuşmasının ardından Vali Mustafa Fırat Taşolar'ı makamında ziyaret ederek kentteki çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ziyarette Bakan Gürlek'e, Iğdır Cumhuriyet Başsavcısı Meriç Dede, Iğdır AK Parti Milletvekili Cantürk Alagöz eşlik etti.

Kaynak :
milliyet.com.tr

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: